Dizler ve Bel Kardeşliği
Bacakları havada sallamak, yorgun dizlerdeki aşırı gerginlikten kurtulmanın en kolay yoludur.
Devamını Oku →Bizim tek sınırımız öyle olduğumuza dair inancımızdır.
Mosfe Feldenkrais
14 yaşında skolyoz tanısı aldım. O yıllardan itibaren sırt kaslarımı güçlü tutmam gerektiğini düşünerek spor yaptım. Ne zaman sporu bıraksam birkaç ay sonra sırt ağrılarım yeniden başlıyordu.
29 yaşına geldiğimde ağrılarım öyle artmıştı ki zaman zaman nefes almakta bile zorlanıyordum. Bir doktora gittim. Muayene ve tetkiklerden sonra skolyozumun ve duruş bozukluğumun ilerlediğini, bu şekilde devam edersem ilerleyen yıllarda çok daha ciddi postür sorunları yaşayabileceğimi söyledi. Korktum ve yeniden yüzmeye başladım.
Aslında yıllardır yaptığım şey aynıydı: Ağrım olduğunda kaslarımı güçlendirmek için spora başlıyor, yaklaşık altı ay sonra sıkılıp bırakıyor, ağrılar başlayınca yeniden bir şeyler yapıyordum.
2007 yılında sırt ağrılarım için yine bir şey yapmak istiyordum ama spor salonundan ve yüzmekten sıkılmıştım. O dönem yoga bugünkü kadar yaygın değildi. Yogayı denemek istedim. Eşim Eyüp bana Cihangir Yoga’dan 10 derslik bir deneme paketi aldı. O 10 ders, altı yıl boyunca aralıksız devam ettiğim bir yoga pratiğine dönüştü.
Sonrasında yoga hocalık eğitimlerine başladım. Fakat eğitimler sırasında bedenle ilgili sorduğum bazı soruların cevapları beni tatmin etmiyordu. Örneğin arkaya eğilmekte zorlanıyordum. “Neden?” diye sorduğumda “Göğüs kafesin kapalı” gibi cevaplar alıyordum. Ben bunun arkasında ne olduğunu anlamak istiyordum.
İleri seviye hocalık eğitimlerinden birinde Amerika’dan yeni gelmiş bir eğitmen bize altı-yedi tane çok basit somatik hareket yaptırdı. Eğitimden sonra eve döndüğümde bedenimi çok farklı hissediyordum. İskeletimi, ellerimin içindeki kemikleri bile duyumsuyordum.
Bu deneyim beni çok etkiledi. Eğitmeni aradım ve kendisinden mentorluk aldım. Kısa süre sonra, bu tür çalışmalara ilgimi bilen bir arkadaşım Bones for Life eğitiminin başlayacağını söyledi.
Nadire Betül İpekçioğlu ile dört yıl süren Bones for Life eğitimine katıldım. Bu çalışma yalnızca kendi bedenimi değil, o dönemde verdiğim yoga derslerini de değiştirdi. Göğüs kafesim rahatladı, postürüm ve hareketlerim değişti. Daha rahat hareket etmeye başladım.
Ama benim için belki daha önemlisi basit hareketlerin ne kadar büyük değişimler yaratabileceğini deneyimlemekti. Hareket yoluyla meditasyonu keşfettim. Basitliğin içindeki bilgiyi ve bedenin zorlanmadan da öğrenebildiğini gördüm.
Derslerimde ağrı üzerine sorular arttıkça başka bir eksiklik hissetmeye başladım. İskeletin organizasyonu ve bedenin parçaları arasındaki ilişki üzerine çok şey öğrenmiştim. Şimdi kasları, özellikle de sürekli kasılı kalan kasların nasıl bırakılabileceğini anlamak istiyordum.
Bu arayış beni Somatic Movement Center’daki Klinik Somatik Eğitmenliği eğitimine götürdü. Thomas Hanna’nın çalışmalarıyla kasılmayı bırakma üzerine aylarca kendi bedenimde çalıştım. Zamanla yalnızca öğretilen uygulamaları değil, diğer hareket çalışmalarım sırasında fark ettiğim küçük ve gereksiz kasılmaları da görmeyi, kendi bedenimde bırakmayı ve öğrencilerime fark ettirmeyi öğrendim.
Fakat hâlâ bilmediğim büyük bir alan vardı.
Yıllardır beden ve hareket üzerine çalışıyordum ama fizyoterapinin teorik ve klinik bilgisini bilmiyordum. Nelerin nasıl değerlendirildiğini, ağrıya ve farklı hastalıklara nasıl yaklaşıldığını, hangi yöntemlerin kullanıldığını öğrenmek istiyordum.
Bu nedenle 48 yaşında yeniden üniversiteye başladım ve Acıbadem Üniversitesi Fizyoterapi Programı’nı bitirdim.
Bir yandan da Türkiye’de hareket ve beden konusunda yerleşmiş bazı kabullerin ötesinde başka bir bilginin ve başka çalışma yollarının da olduğunu düşünüyordum. Bunu yalnızca kendi deneyimlerim üzerinden değil, fizyoterapinin teorisini ve uygulamalarını da öğrenerek değerlendirmek istedim.
29 yaşımdayken tek istediğim ağrımın geçmesiydi. Bunun için bedenimi sürekli çalıştırmam ve güçlendirmem gerektiğini düşünüyordum.
Bugün ise bedenin bir mucize olduğunu biliyorum.
Küçücük bir hareketin, bir kasılmayı bırakmanın, ayağın yere farklı basmasının ya da daha önce fark etmediğimiz bir hareket seçeneğini keşfetmenin bütün bedende nasıl bir değişim yaratabileceğini yıllardır hem kendi bedenimde hem de öğrencilerimde görüyorum.
Hareket Okulu, bütün bu arayışın, öğrendiklerimin, deneyimlediklerimin ve hâlâ merak etmeye devam ettiklerimin içinden doğdu.
Movement Intelligence Okulu’nun dört programından biri olan Feldenkrais temelli Bones for Life programı, kemiklerin kuvvetlendirilmesini temel alır. Kemiklerin kuvvetlendirilmesi için iskeletin hizalanması, hareket esnasında her bir eklemin aktarım yapması ve yaylanması gerekir. Bu nedenle hizalanma çalışmaları programda geniş yer tutar.
Fotoğraf Galerimize Göz Atabilirsiniz
Derslerimiz ve atölyelerimizden paylaştığımız fotoğraflar
Bizden en güncel haberleri burada bulabilirsiniz
Bacakları havada sallamak, yorgun dizlerdeki aşırı gerginlikten kurtulmanın en kolay yoludur.
Devamını Oku →
İdeal bir duruşta kas kuvvetine ihtiyaç yoktur. Kemikler doğru hizalanırsa kas hareket yapmak için kullanılır.
Devamını Oku →